27 Ekim 2011 Perşembe

serengeti

kitapların arasında duruyordu
elleri içlerinde yavaş
bir satır arıyordu
bir satır ki hem keskin hem yumuşak
arkadaşına gösterecekti
oyun arkadaşına
adı ne güzeldi adamın
günde kaç kez ‘çin seddini aşıyordu’
lut gölüne düşüyordu oradan
geceleri biraz ipek yolu
bir satırı arıyordu hem kurban hem cellât
kitapların arasında uyuyordu
kimi yerleri mahzende geçiyordu düşlerinin


esra