14 Aralık 2011 Çarşamba

ders kitabı

anladım ki en çok onu seviyorum
hüznümü yani
baktım ki eski fotoğraflarda da var
hiç değişmemiş kendisi
bir ders kitabı gibi bastırmışım göğsüme
ben: incecik ten rengi siluetten ibaret
ilk anda tanıyamadım kendimi
hızlı hızlı yürüyorum trene vapura otobüse
bekliyorum büyümek için
küçük sınıflardan birine vereceğim kitabı
ya da sinema koltuğunda unutacağım
bu mevsimsiz atkıyı
olmuyor
olmamış
olmadı yani

sonradan bir oğlan tutuldu ona
hüznüme yani
hali hal değil
belki alır götürür şemsiye niyetine yanında
bu yağmurlar fena
benim elimde bir sepet kiraz
kurtlanmaya yüz tutmuş
ama hala parlak ve kırmızı
azıcık susuz
bu baharlar fena
böyle geçti ömür dur diyene kadar
uçağa düş gezmelerine karıncanın atına
aşk da var hani o da olmasa
düşün halimizi ben hüzün kiraz atlıkarınca

e.b.