anam ekşiye aşermiş her hal bana gebeyken
ah bu lale soğanı gibi kışı beklemek yeşermek için
beyaz saçlarıma methiyeler düzeceğim az kaldı
aşkın ilk fasikülü çıktı diye bağırıyordu gazete bayileri
ben kestaneciye bakarak geçiyordum oradan
gençtik hep cebimdeydi ellerim
avucumun içinde her daim bir yasak
bilen bilir nasıl sıcak tuttuğunu insanı böyle şeylerin
baldırı çıplak bir kaç düşünce işte beynimi delen
bir gidişat ki yokuş aşağı
oradan buradan esen rüzgar
hiç havalanmayan eteğim
dürüstlüğün ağına bu denli saplanmış bir kelebek
yıldırımlar gibi düşen öfke nöbetleri sabah akşam
düşlerim ıslak kalkıyordum niceleri yataktan
birinci cildi tamamlandı aşkın
anlayamıyorum
gözlerime neler olduğunu geceleri
esra
